Kaybolan İkiz (Vanishing Twin) Sendromu

Günümüzde ultrasonun yaygın kullanıma girmesi ile hamilelikler 5-6 hafta gibi son derece erken sayılabilecek bir dönemde saptanabilmekte. Ultrasonun bu yaygın kullanımı çok ilgi çekici bir durumun varlığının farkına varılmasına da aracı olmuştur.

Hamileliklerin bir kısmı çok erken dönemde birden fazla bebek içerecek şekilde yani en az ikiz olarak başlamakta, ancak daha sonraki kontrollerde bu bebeklerden, daha doğru bir deyişle gebelik keselerinden birinin hiçbir iz bırakmadan kaybolduğu görülmektedir. Bu durum tıpta “kaybolan ikiz” (vanishing twin) sendromu olarak adlandırılmakta. Kaybolan ikiz sendromu ilk kez 1945 yılında Stoeckel tarafından tanımlandı.

Kaybolan ikiz sendromuna tıp hekimlerinin yaklaşımı,
‘Kaybolan ikiz sendromunda altta yatan nedenin ve oluş mekanizmasının ne olduğu bilinmemektedir. Büyük bir olasılıkla kendiliğinden gerçekleşen bir redüksiyondur ve doğanın mükemmel canlı yaratma yolunda attığı bir adım olarak değerlendirilebilir. Kaybolan ikiz sendromunda ne anne adayında ne de geride kalan ikiz eşinde herhangi bir tıbbi tedaviye gerek yoktur ve genelde hiç bir problem ortaya çıkarmaz, takip yeterlidir.’
şeklindedir.

Sekizinci haftadaki gebeliklerin yaklaşık %5’i birden çok bebeğin bulunduğu çoğul gebeliklerdir. Bu gebeliklerin %21-30’u ise tek bir bebeğin doğumu ile sonlanmaktadır. Bu durumda ikiz eşinin kaybedildiği dönemde hafif bir vajinal kanama ve yine hafif bir ağrı görülebilir. Bazen de gebeliğin geç dönemlerinde (Örneğin 4.-5. ayında) rahim içinde ölen ikiz eşi, canlı olan fetusun doğumu sırasında küçülmüş bir şekilde fark edilebilir (fetus papyreceus).

Peki, kayıp ikiz sendromu yaşayan kişilerde ne tip belirtilere rastlayabiliriz?

– Kişi özellikle nedensiz bir yalnızlık ve/veya terk edilmişlik duygusu yaşıyorsa,
– Her ilişkisinde terk ediliyor veya terk edilmekten endişeleniyorsa,
– Belirgin bir suçluluk duygusu taşıyorsa,
– Kişi sıkça nedensiz gibi görünen öfke nöbetleri yaşıyorsa,
– Kariyerinde ve/veya özel yaşamında hak etmeme duygusu yaşıyorsa,
– Sürekli bir yanı eksikmiş gibi hissediyorsa,
– Birine güvenmekte sorun yaşıyorsa,
– Biriyle ortaklık kurmakta, beraber yola çıkmakta ciddi korkular yaşıyorsa,

kişide kayıp ikiz sendromu durumu olabilir ve mutlaka ruhsal olarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Yani öyle takip edilmemesi gereken bir fenomen değildir.

Regresyonda kayıp ikiz sendromu durumuna dair bulgularımız varsa, bu ruhsal varlıkların niye birlikte geldiklerini ve ikizlerden biri giderken kalanın ne hissettiğini mutlaka araştırmamız gerekir. Özellikle çocuklarda anne karnı çalışmalarında en çok merak ettiğimiz konu önceki enerjiler (kendisinden önceki kürtaj ve düşükler), kayıp ikiz sendromu ve çocuğun anne karnında olduğu dönemde dışarıda annesinin yaşadıklarıdır. Anne karnı çalışması bu durumlardan kaynaklanan duyguları iyileştirebilmek için en uygun çalışmadır.

Aşkla kalın,
PDR/Davranış Bilimi Uzmanı
Kartal ÖZAL

Bir önceki yazımız olan Su-Büyük Gizem başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.