Author Archive

Duyguların enerji bedene etkileri

Coşku kalp ile bağlantılı bir duygudur. Coşku duygusunun tam tersi duygular kalp ve akciğer fonksiyonlarını etkileyebilir. Kalp sorunlarının olası zihinsel nedenleri arasında, çoğunlukla sevgi alış verişinin engellenilmesi, kalbin endişe keder gibi duygularla yorulması gibi etkenler yer alır. Coşku duygusu negatif iken, zihinsel dağınıklık oluşur.

Dehşet duygusu ve beraberinde panik duygusu kalbi etkiler. Hızlı kalp atışı zihinsel telaş ve soğuk ter belirgin özellikleridir. Psikiyatride panik bozukluk ?panik atak? olarak tanımlanır.

Endişe duygusu dalak üzerinde etkisini gösterir. Bu problem üzerine aşırı düşünmek sıkıntı hissetmek dalak enerjisini bloke eder. Depresyon huzursuzluk iştah azalması,

Karar anı psikolojisi

Hayatta her seçim, bazen küçümsenemeyecek yan etkileriyle, reel sonuçlar doğurur. Biz gelişip büyüdükçe daha çok konuda karar alma sorumluluğu yüklenir üzerimize. Bununla birlikte verdiğimiz kararların etki alanları da sürekli genişler. Eğer yaşamımızın sorumluluğunu birine bırakmadıysak, kaçınılmaz bir zorunluluktur karar vermek. Günde ortalama 100.000 karar veriyoruz. Yemek yemek, araba kullanmak, merdiven inmek gibi şeyleri neredeyse otomatik pilota bağlamış durumdayız. Nörologlara göre beynimizin etkinliklerinin ancak yüzde 0,1 inin bilincine varıyoruz. Diğer bir deyişle eylemlerimizin % 99,9?u ?bilinçsiz?.
Asıl şaşırtıcı olansa hızla ve sezgisel olarak aldığımız kararların, çoğu zaman ince elenip sık dokunanlardan daha sağlıklı olması. Çok sayıda kriterin göz önünde bulundurulması gereken durumlarda, sezgilerimiz en güvenilir rehberdir.

Kul sıkışmazsa, Hızır yetişmez!…

Çocukluğumuzda çok sık duyduğumuz kelimelerdendir bu. Kul sıkışmazsa Hızır yetişmez. Başta Anadolu olmak üzere, aslında Türklerin çok eski ve yaygın inanç kalıplarındandır. Kutsal kitaplarda da yer alan bir inanç olduğu içinde halk arasındaki Hızır inancı oldukça köklü bir hal almıştır. Hızır inancı bu kadar yaygın bir inanç olmasına rağmen, hatta Anadolu da Hızır ile ilgili belki yüzlerce yaşanmış örnek varken, gerçekten ondan yardım isteyebiliyor muyuz?

Peki, yardımlarına nasıl ulaşabiliriz?
Her zaman aksakallı bir dede olarak mı görünür?
Ne zaman yardım edeceğini nereden bilebiliriz?

Siddhartha

Siddhartha: ‘İçinde anlatılan ortama karşın, çok Avrupai bir kitaptır Siddhartha. Bildirisi birey’le başlar; bireye Asya’daki öğretiye göre daha çok önem verilmiştir. Siddhartha, benim, Hint düşüncesinden kurtulup özgürleşmemin dışavurumudur. tüm dogmalardan kurtulmak için tuttuğum yol Siddhartha’ ya götürdü beni; yaşadığım sürece de bu yolda ilerleyeceğim doğaldır… Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım bu kitapta.’ HERMANN HESSE ‘Genel olarak herkesçe kabul edilen Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış büyük bir başarıdır. Benim gözümde Siddhartha, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır.’ HENRY MILLER

Mavi Tüy

Mavi Tüy: “Bir zamanlar billur gibi bir ırmağın dibinde bir köy dolusu yaratık yaşardı. Irmağın akıntısı hepsinin üzerinden sessizce geçerdi; gencinin, yaşlısının, zengininin, yoksulunun, iyisinin, kötüsünün üzerinden kendi yoluna giderdi, yalnızca kendi billur saflığını bilirdi.
Her yaratık kendisine göre bir yöntemle ırmak dibindeki dallara ve kayalara sıkıca tutunmuştu; çünkü yaşama biçimleriydi tutunmak ve doğduklarından beri bildikleri tek şey akıntıya karşı durmaktı?”

Yeryüzü’nün üzerine, Indiana’nın kutsal topraklarında doğup, Fort Wayne’in doğusundaki gizemli tepelerde yetişmiş bir Usta gelmişti.
Usta bu dünyayı, Indiana’nın devlet okullarında ve büyüdükten sonra meslek edindiği otomobil tamirciliğinde öğrendi.
Ancak Usta, diğer yaşadıklarından, diğer yerlerin diğer okullarından da bir şeyler öğrenmişti. O bunları anımsadı ve anımsadığı için de bilge ve güçlü oldu.

Tanrıyı Tanımak

Tanrıyı Tanımak: En çok satanlar arasında yer alan Yaşlanmaz Beden Sonsuz Zihin ve Melek Yakınlarda adlı kitapların yazarı, bu güne kadar yazdığı en iddialı ve en önemli kitabıyla okurlarının karşısında: Tanrı yı Tanımak; Tanrı yı algıladığımız yedi farklı yöntemin keşfi. Chopra ya göre bu yöntemler sadece herhangi bir dine dayalı olarak şekillendirilmiş olmayıp beynimize bir bilgisayar verisi gibi kalıcı olarak aktarılmıştır. Bu olağanüstü kitapta, Chopra bizleri bazen sağı solu belli olmayan bir baba gibi hareket eden Tanrı ya ulaştığımız birinci aşamadan, beynin Tanrı yı düşüncenin ötesinde kutsal bir saf varlık olarak yaşadığı yedinci aşamaya kadar adım adım yürüyor. İşte bu yedinci aşamada dünyanın ve içindeki yerimizin gerçek anlamını keşfediyoruz. Burası azizlerin ve bilgelerin yaşadığı mertebedir. Yedi aşamanın hepsi, her zaman elde edilebilecek bir şekilde hepimiz için mevcuttur.

Balığın çok özel hikayesi!…

Kütüphanemin en nadide kitaplarından biridir Bilge Karasu?nun ?Göçmüş Kediler Bahçesi? adlı kitabı. Ali Poyrazoğlu?nun ona 1969 yılında anlattığı bir öyküyü aktarmış bize. Beni çok etkileyen bu hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Adamın biri bir deniz balığı tutmuş günün birinde, o kadar sevmiş ki yanında hep kalsın istemiş. Her gün suyunu tazelermiş, denizden kovayla tuzlu su çekip taşıyarak. Bir süre sonra usanmış deniz suyu taşımaktan, musluk suyunu denemiş. Balık biraz tedirgin olmuş ama alışmış sonunda tatlı suya. Gel zaman git zaman adamın içine merak olmuş, tatlı suya alışan balık havaya da alışır mı diye? Balık önce debelenmiş, sonunda havaya da alışmış. Günlerden bir gün adamın denize gideceği tutmuş, balığı da yanında.

Yeni yıl da kendinizi sevin!…

Yeni yıl da kendinizi sevin!…
Hepimiz sonsuz bir hayat yolculuğundayız. Ancak dünyadaki yaşamımız, yani ömür dediğimiz şey, bu sonsuz hayata kıyasla oldukça kısa. Çeşitli konularda deneyimler yaşamak, dersler almak, sevgi kapasitemizi artırmak ve dolayısıyla tekamül edebilmek için geliyoruz dünyaya. Bunun doğru- yanlış zamanı, iyi-kötü şekli yok. Kocaman bir yolcuğun ortasındaki küçücük bir yaşamdayız ve deneyimlerimizi tamamladığımızda ilerleyip yeni ufuklara yelken açacağız.
Peki, bu arada ne kadar geliştirebildik kendimizi? Kalplerimizi koşulsuz bir sevgiyle, aşkla ne kadar yaktık? Ne kadar yandık, kavrulduk henüz yaşarken? Ölmeden ölmeyi ne kadar başardık? Nefsimizi ne kadar kontrol altına alabildik? Ne kadar kanat çırptık aşka, Mevlana?nın söylediği gibi; ?Aşka uçamadıktan sonra kanatlar neye yarar!?

Noel geleneği nereden gelmektedir?

Bugün size Noel geleneğinden bahsetmek istiyorum. Aşağıdaki bazı bilgileri internette sıklıkla bulabilirsiniz. Ama nedense herkes konuya başka bir yerden bakmakta ve sonuç olarak yaklaşık 1700 yıldır Hristiyan dünyasının bir kısmı tarafından benimsenen, 25 aralık tarihinin Hz.İsa?nındoğumu olarak kutlanmasını (Ortodokslar 06 ocak olarak kutlar) Hristiyan bayramı olarak kabul ederler. Oysa Noel geleneği, antik çağlardan beri, Pagan inancında Yule (Işığın Zaferi-Yeniyıl) 20-31 aralık arasında 12 gün boyunca kutlanan, Eski Roma?da ise yine 17-25 aralık tarihleri arasında (Satürn bayramı olarak kutlanan son günü Brumalia) bayramı olarak adlandırılan oldukça eski bir gelenektir. Roma İmparatorluğunda 25 aralık Güneş Tanrısı?nın doğum günü olarak kabul edilirdi. Son invictus (Yenilmez güneş), Işığın karanlığa galip çıkma savaşını anlatırdı.

Mutfakta Pişen CANlar

Tarih 17 Aralık 1273, saat 16:00; gün başka coğrafyalarda doğmak üzere garbı kızıla boyarken, güneş batıyor gibi görünse de nöbeti gereği seyrini tamamlayıp bütün dünyayı aydınlatacaktı. Şems-i Tebrizi?nin aracılığı ve Yüce Allah?ın inayeti ile tüm dünyaya ışık olacak olan Mevlana güneşi de aynı saatlerde batıyor; ama bu gidiş Sevgili?yle buluşmanın kutlu bir habercisi olmakla birlikte, yakın zamanda batmamak üzere tekrar doğacağı müjdesini de veriyordu?
M.Ö.5000 yıllarına ait Mısır kabartmalarında Ney?e bezer bir çalgıyla resmedilen insan şekilleri ve göktürk kabartmalarında rastlanan dönen insan figürleri, Sema ve ney?in tarihinin çok eskilere dayandığını göstermektedir. Mevlana?nın vefatından sonra oğlu Sultan Veled, babasının eserleri ve öğretilerinin yaşanıp yaşatılması için ?Mevlevilik? adıyla bir tarikat kurmuş…