Author Archive
YAKIN İLİŞKİLERLE İLGİLİ MİTLER
Mit, kaynağı ve gerçekliği kanıtlanamayan, alışkanlıklarımızı açıklayan geleneksel düşünce biçimleri olarak tanımlanabilir. ?Bir şeyin nasıl olması gerektiği? ile ilgili inançlarımız, alışkanlıklarımız, idealize ettiğimiz düşüncelerdir. Eğitim, sağlık, cinsellik, hastalıklar, meslekler, ilişkiler ve daha birçok şey ile ilgili mitlerimiz, davranışlarımızı ve beklentilerimizi yönetir.
Çoğu zaman mitler insanları mutsuzluğa iten popüler masallar olarak ta nitelenir. Neden?
Örneğin ?Mutlu ilişkiler çatışmadan uzaktır? , mitini ele alalım. Bu inanca sahip kişiler ya ilişkilerinde çatışmadan kaçınırlar ya da yok sayarlar veya sorunlar olduğunda ?ne kadar mutsuzum? derler.
EŞZAMANLILIK
Dostlar sizi Jung’un Eşzamanlılık teoremi ile tanıştırmak isterim. Benim son derece keyif aldığım bir yaklaşımdır.
Eşzamanlılık
Kişilik teorisyenleri uzun yıllar psikolojik süreçlerin mekanizma şeklinde mi yoksa teoloji yoluyla mı işlediğini tartışmışlardır. Mekanizma düşüncesine göre, süreçler neden-sonuç ilişkisiyle işler. Bir şey bir diğerine yol açar ve diğeri başkasını doğurur ve bu böyle gider. Böylece şu anı geçmiş belirlemiş olur. Teoloji düşüncesinde ise gelecekteki bir durum hakkındaki fikirlerimizle yönlendiriliriz, amaçlar, anlamlar, değerler gibi şeylerle. Mekanizma determinizm ve doğa bilimleriyle ilişkilidir. Teoloji ise özgür irade ile bağlantılıdır.
Psikoloji tarihinde, Freudyenler ve davranış bilimciler daha çok mekanizmacı olarak, neo-Freudyenler, hümanistler ve varoluşçular ise teolojist olarak görülür. Jung, bunların her ikisinin de rolü olduğuna inanır ve ayrıca üçüncü bir alternatif daha ekler; eşzamanlılık.
MEVLANA?NIN DÜŞÜNCESİNİN DÜNYA BARIŞINA KATKISI
Tasavvuf düşüncesiyle iç içe büyüyen Mevlana bir Ahi olan Şems Tebrizi ile karşılaşınca kendi düşünceleri de şekillenmeye başladı. Mevlana Kur?an?a hayrandı. ?Ben Kuran?ın bendesiyim? demekten hoşlanıyordu. Bunun yanında, devrinin bütün sanat ve bilim hareketlerini takip ediyor, hadis, fıkıh gibi İslam bilgileri konularında çağının rakipsiz uzmanı sayılıyordu. Mevlana, 13. yüzyılda Moğol akınları yüzünden sarsılan Anadolu?nun acısını, insanlığı, hoşgörüyü ve barışı temel alan felsefesiyle hafifletti, yaraları sardı.
Mevlana düşüncesinin temelinde aşk vardır. Mevlana?ya göre Allah?a ulaşmak için gerekli olan en önemli şey aşktır.
İndigo Çocuklar
Hiperaktif çocuk kavramı aileleri korkutan, üzen, tedirgin eden bir kavramdır. Aile bu sözcükleri duyduğunda da ?bu bir hastalık ve benim çocuğum hasta? diye düşünmekte ve rahatsız olmaktadır. Ailelerdeki bu mutsuzluk, rahatsızlığı hafifletmek gerekir. Hatta bu durumları, Tanrı?nın size ve çocuğunuza verdiği bir özellik ve değerli bir durum olarak görmelisiniz. Sizin çocuğunuz akıllı, zeki, yaratıcı, farklı olmak istiyor; hayal gücü zengin, kimsenin düşünemediğini düşünüyor, büyük adam gibi davranıyor. Bütün bunlar sizin ve onun için güzel ve değerli şeyler. Siz bu değerli şeyleri görmelisiniz.
Cinsel Problemler
Cinsel işlev bozukluğu ise en genel anlamıyla, kişinin istediği biçimde cinsel ilişkide bulunmasını engelleyen bozukluklardır.Cinsel işlev bozukluğu dört aşamadan oluşur. Cinsellik ruh sağlığımızın en temel ihtiyaçlarından biridir.Nasıl ki hayatta kalabilmek için yeme arzusu,savunmadan doğan saldırı duygusu varsa ,neslin devamını sağlamak için de cinsellik arzusu o kadar doğaldır,gereklidir ve temeldir. Cinsel kimliğimiz biz farkında olmadan bebeklikten baslar ve ergenlikte hormonal değişimle birlikte tamamen yerine oturur. Bunu oluşturanlar ise aile, çevre ve kültürel etkenlerdir. İşte bu dönemde meydana gelen yetersizlikler, yanlış öğrenmeler, aşırı katı tutumlar vb. cinsel hayatimizi çok büyük oranda etkiler, cinsel işlev bozukluklarını meydana getirebilirler.
Bağımlılık Tedavisinde Aşamalar
Öncelikle bağımlılığın tedavi edilebilir bir durum olduğunu vurgulamak gerekir. Genelde madde bağımlılığından kurtuluşun olmadığı inancı yaygındır. Ancak bu yaygın kanının aksine madde bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır.
Bağımlılık tedavisindeki başarı kişiye, çevreye, yönteme ve iyileşme ölçütüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin bir ay iyileşme ile 12 ay iyileşme arasındaki oranlar çok çeşitli biçimlerde yorumlanabilir. Tedavide başarıyı artıran faktörlerden en önemlisi kişinin istekli ve kararlı olmasıdır. Bağımlı kendini değiştirmeye çalışırken, ailesi de değişimlere uğramayı kabul etmelidir. Bu noktada ailenin desteği önemlidir.
?Ya eğer düşünme yönteminizde sadece basit birkaç değişiklik yaparak korkuyu yenebilmeniz ve yaşamınızda olumlu değişiklikler yapabilmeniz mümkün olsaydı? Ya da sadece algılama şeklinizi değiştirerek bir kaç dakika içinde endişelerinizi azaltabilseydiniz ne olurdu? İstediğiniz her şeye karşı kırılmaz bir motivasyonunuz olsaydı, yaşamınız ne kadar değişirdi?
Kuantum Düşünme Yöntemi, yeniden keşfedeceğiniz sonsuz potansiyelinizin kapısını açacak olan anahtar. James J. Mapes size bu olumlu değişimin hızlı ve büyük atılımlarla gerçekleşebileceğini gösterecek. Kuantum Düşünce Yöntemi, değişimin gerçekleşmesini sağlayacak olan katalizördür.?
Kuantum Düşünce Yöntemi Organizasyonu? nun başkanı ve kreatör James J. Mapes, uluslar arası popüler bir konuşmacıdır. Uzmanlık alanı; yenilikleri teşvik etmek, yaratıcılığı geliştirmek ve üretimi artırmak olan bireylere ve organizasyonlara eğitim vermektedir.
Tanrılar Okulu: Gerçekleştirecek düşü olanlar için Bir Varoluş Okulu, bir üniversite kuracaksın… Bu Okulda ‘düş’ün var olan en gerçek şey olduğu… İnsanın gerçek diye nitelediği şeyin, kendi düşünün yansımasından başka bir şey olmadığı öğretilecek. Bir sorumluluk Okulu kuracaksın eylem filozofları için mutluluğun ekonomi anlamına geldiğini ve zenginliğin, refahın, güzelliğin her insanın doğuştan hakkı olduğunu öğreten bir Okul… Sonsuzluğa uzanan bir Okul kuracaksın, nefesim nefesi olacak, adımlarımdan yol bulacak, bir Tanrılar Okulu… Dört koldan engellendiğini göreceksin hiçbir saldırı seni korkutmasın ve bil ki, aslında her zorluk ve düşman gerçekte sana senin en yakın müttefikin olduğunu, bu okulun yeri doldurulamaz, tek ve bütün parçası olduğunu gösterecektir.
Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü? “Louise Hay “Düşünce Gücüyle Tedavi” adı altında kaleme aldığı kitabında bu düşünceden yola çıkarak yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Bu öyle bir dünya ki sevginin ve öz güvenin temelleri üzerine kurulu. Ve sevgiyle özgüvenin başaramayacağı hiçbir şey yok. Kitabı okumaya başladığınız anda, gerçekten bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark ediyor ve olumlu bir değişim içine girdiğinizi hissediyorsunuz…
Kitap, küçük bir sivilceden, kansere kadar birçok hastalığın nedenlerinin psikolojik olumsuzluklardan kaynaklandığını satır satır anlatıyor. Hangi hastalık için, hangi olumlu öneriyi düşüncelerinizin besini olarak kullanacağınızı da söylüyor.
Bu büyüleyici mesel, görünüşte sıradan bir adamın, Michael Thomas’ın öyküsünü anlatır. O, Amerikan normallik ve -hoşnutsuzluk- ikonunu temsil etmektedir. Ölümden döndüğü bir olaydan sonra, Michael bilge bir melek tarafından ziyaret edilir ve bu melek ona hayattan gerçekten ne beklediğini sorar. Michael, tek isteğinin YUVA’ ya dönmek olduğunu söyler! YUVA’ ya dönebilmesi için, Michael’ in önce, meleklerle, bilge öğretmenlerle ve hatta karanlık varlıklarla dolu şaşırtıcı bir yerde, bir dizi serüven ve sınavdan geçmesi gerekmektedir. Bu onun hayal edemeyeceği kadar duygusal, mizah dolu ve huşu verici bir yolculuk olacaktır. YUVAYA YOLCULUK’ un öyküsü Kryon tarafından ilham edilmiş ve Lee Carroll tarafından yazılmıştır.