HumanİST Akademi'ye hoşgeldiniz
Bugün sizlerle bloğuma isim ararken bana yol gösteren Joseph Campbell?in ?Kahramanın Sonsuz Yolculuğu? adlı kitabını ve derinlerinde yer alan kahraman arketipi olgusunu paylaşmak istiyorum. Joseph Campbell mitler üzerine yazan en tanınmış yazarlardandır. Aynı zamanda Star Wars filmlerinin mitoloji danışmanlığını yapmıştır. İsterseniz önce ?Mit nedir?? sorusuna kısa bir açıklama getirmen için M. Eliade?nin tanımından faydalanmak istiyorum. M.Eliade? ye göre mit; kutsal bir öyküyü en eski zamanda, ?başlangıçtaki? masallara özgü zamanda olup bitmiş bir olayı anlatır. Başka bir deyişle mit, Doğaüstü Varlıklar?ın başarıları sayesinde, ister eksiksiz olarak bütün gerçeklik yani Kozmos olsun, isterse onun yalnızca bir parçası (bir ada, bir bitki türü, bir insan davranışı, bir kurum) olsun, bir gerçekliğin nasıl yaşama geçtiğini anlatır.
SPİRİTÜALİZM VE EZOTERİZM’DE TEMEL KAVRAMLAR EĞİTİMİ Her yıl binlerce insan kişisel gelişim alanında çeşitli kurumlardan eğitimler alıyor. Çok sayıda deneyimli eğitmende kendi uzmanlık alanlarında bu kişileri eğitip, bilgilendirmeye çalışıyor. Gerek katılımcı, gerekse eğitimci olarak katıldığım eğitimler gösterdi ki; herhangi bir eğitime gelen katılımcılar arasında önemli bilinç düzeyi farklılıkları bulunuyor. İnsanlar çok iyi niyetle çoğu zaman […]
The Secret: “Bu sırrın ne olduğunu söyleyemem. Tek söyleyebildiğim varolduğu.” (Alexander Graham Bell-Telefonun Mucidi) Çağlar boyu nesilden nesile geçerken, birçok insan ona göz dikti, onu gizledi, kaybetti, çaldı, büyük paralar karşılığı satın alanlar oldu. Tarihteki en önemli insanların bazıları yüzyıllar kadar eski olan “Sır”ra vakıf olmuşlardı.
Eflatun, Galileo, Beethoven, Edison, Carnegie, Einstein ve diğer mucitler, bilim adamları ile büyük düşünürler “Sır”rı biliyorlardı ve şimdi “Sır” dünyaya açıklanıyor. “Sır”rı öğrendiğinizde, istediğiniz her şeyi elde etmeyi, yapmayı, ya da istediğiniz her şey olmayı da öğrenmiş olacak; asıl kimliğinizi bulacak ve hayatta sizi bekleyen gerçek ihtişamın ne olduğunu göreceksiniz.
Yapım aşamasında…
“Doğduğumuzda hepimiz bütünden ayrı olmadığımızı biliyorduk. Yaprağı olduğumuz ağaçla birdik. Damla değil okyanustuk. Hatta ilk zamanlar evrensel dille iletişim kurduk.” Sonra sosyal öğrenme süreçlerinde kalıplara boğulduk, kurallarla yoğrulduk, normal olmayı öğrendik. Önce ailemizden ve yakın çevremizden, sonra eğitim sistemi içinde öğretmenlerimizden. Tek olmayı, yani BEN olmayı marifet olarak saydık. Ama bir tarafımızda bütünden kopmanın kaygısını […]
Tibet’in Gençlik Pınarı: Bu kitap, “Gençlik Pınarı”nın kadim sırlarını bulmak için uzak ve gizemli Himalaya dağlarına giden ve onu bulan bir adamın gerçek öyküsüdür! Binlerce yıl boyunca yasak Tibet bölgelerinin derinliklerinde gizlenen kayıp manastır, büyük bir özenle korunan gençlik sırlarına sahiptir. Bu sır, uygulaması son derece kolay ama insanın yaşamını sonsuza dek değiştirme gücüne sahip olan beş kadim ayindir. Bu kitap, bu özel manastırda yaşayan Lamalar?dan öğrenilen olağanüstü sır hakkında yazılmış tek kaynaktır. Kitapta açıklanan beş ayin, herkesin kendini çok daha genç hissetmesini ve görünmesini aynı zamanda da daha büyük bir canlılık kazanmasını sağlayacak güce sahiptir.
Geçenlerde ?Kaderin Şifresi? adlı bir kitap geçti elime. Başlangıç bölümünde şansın tarifi ve evrensel mekanizmanın işleyişi hakkında yazılanları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şans: Rastlantıları düzenleyen ve insanlara iyi ve kötü durumları hazırladığına inanılan doğaüstü etken.
İşte bu tarifte geçen ?doğaüstü etken? tanımlamasıyla şans kavramının içindeki görünmeyen prensipler ve ezoterik bilgiler derhal kendisini ön plana çıkarıyor. Şansın tesadüfle bir ilgisi yoktur. Şans denilen kavramın ardında rastgele oluşan ve bir takım insanları diğerlerine göre kayırıp onlara ayrıcalık tanıyan ve varlığın iradesini hiçe sayan bir olgu değil, varlığın geçmişte ve şimdide; kendi iradesiyle yaptığı fiillerin evrende işlemekte olan sebep-sonuç yasasına göre belirlenen sonuçların düzenlenmesi bulunur. Bu işleyişte Evrensel İşleyiş Mekanizması?nın gözeticiliği önemli bir fonksiyon görür. Evrensel İşleyiş Mekanizması?nın hiyerarşik yapısı içinde gerçekleştirilen bu fonksiyon sayesinde varlıkların kapasiteleri ve ihtiyaç durumları dikkate alınır. Varlıklara en uygun olacak biçimde yapılan bu düzenlemede en ufak bir haksızlık, aldatma, ya da ayrıcalık söz konusu değildir. Kişi her ne ile karşılaşıyorsa, o anda kendisine en uygun en gerekli olan odur.
Olasılıksız: Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?
Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı? Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman!…
MS 2150: “Bir Bestseller olan bu Makro Felsefe Klasiği, M.S. 2150 yılının muhteşem dünyasını, dünyamızın geçirdiği inanılmaz değişimi, insanlığın ulaştığı olağanüstü düzeyi ve hepsinin ötesinde de son derece yüksek bir anlayışı, MAKRO FELSEFE’yi anlatıyor. Gelin siz de, bir gece uyku halindeyken geleceğin güçlerinin yardımıyla günümüzün mikro dünyasından, 2150’nin Makro dünyasına götürülen Amerikalı Vietnam gazisi, psikolog Jon Lake’in bu mucizevi, bilgi dolu yolculuğuna, bu vaat ve tehlike dolu serüvenine katılın. 2150’nin bugünkü dünyamızdan çok farklı olan hayranlık verici güzellikteki dünyasını keşfedin. Bu Makro dünyanın düşünce ve eylem biçimini inceleyin. Sonunda içinizin umut ve coşku dolduğunu, bilincinizin genişlediğini, hayata bakışınızın tümüyle değiştiğini görebilirsiniz.
Kuantum
Kuantum fiziği geleneksel fizik ile çatışan bir bilim dalıdır.En temel prensiplerinden biri de subatomic partiküllerin ayni anda her yerde olabilirlilikleri veya hiç bir yerde olmayabilirlikleri. Başta imkansız görünen bu tez, subatomic partiküllerin hızlarının sonsuz olduğunu ele aldığınızda son derece mantıklı geliyor. Mesela İstanbul`da içtiğiniz kahvenin bir atomunun bir elektronu ayni anda burada Manhattan`da da var olabiliyor.
1.Soru:İki nesne (örneğin iki kişi) gerçekten birbirlerine dokunabilirler mi?
Yanıt: Anladığım kadarıyla moleküler düzeyde bir dokunmadan söz ediliyor. Şöyle başlayayım; doğada 4 temel kuvvet vardır, gravitasyonel, kuvvetli (strong), zayıf ve eloktromagnetik. İlkini herkes bilir, İkincisi